Nitelik ve nicelik AK Parti ve 10 yıl

Tarihimizin önemli dönüm noktaları vardır. Bu dönüm noktalarını olayların yaşandığı dönem itibariyle teşhis etmek bazen kolay, bazen zordur. Kimini hemen bilirsiniz, İstanbul’un fethi gibi, 27 Mayıs darbesi gibi. Kimi, dönüm noktası olarak hemen teşhis edilemez, sonradan anlarsınız, birinci dünya harbine girişimiz gibi…

AK Parti’nin kuruluşu da tarihimizde dönüm noktası olmaya aday olaylardan biridir. Bu kanaate varmak için AK Parti’nin bugüne kadar yaptıklarına bakmak yeter. Ancak bunları sıralamak bir hayli yer kaplar. Yine de söylemek istediklerimizi sınıflayarak ifade edebiliriz. Yapılan işleri kemmiyet yani nicelik ve keyfiyet, yani nitelik itibariyle ikiye ayırabiliriz. Biraz böyle yapmak zorundayız, zira bazı hususları sayılarla ifade etmek imkansızdır.

Türkiye’nin milli geliri 2002’ye göre üç kattan fazla artmıştır. Kişi başına düşen gelir için de aynı rakam geçerlidir. Üstelik gelir dağılımı da daha iyi hale gelmiştir. Sayılarla ifade edebileceğimiz üretim rakamlarının hepsinde çok açık iyileşmeler vardır. Bunun belki en güzel ölçüsü milli gelir ve ihracat rakamlarıdır. Hizmetler alanında da aynı iyileşmeleri görmek mümkündür. Milli Eğitim, sağlık, yol ve konuta ilişkin rakamları hepimiz biliyoruz. Bunlar nicelik olarak ortaya çıkan hususlardır. Asıl üzerinde durulması gereken husus keyfiyet itibariyle elde edilen başarılardır. Bunları sayılarla ifade etmek mümkün değildir. İnsanımız uzun süredir kendine olan güvenini kaybetmiş ve kendi medeniyet çerçevesi dışında arayışlara mecbur kalmıştı. Tanzimattan beri bu arayış devam ediyordu.

AK Parti’nin belki en büyük başarısı insanımızın kendine olan güvenini yeniden kazanmaya başlayacağı bir ortamı temin etmesidir. Bu şartlar henüz bütünüyle oluşmuş değildir, ama bu yola girilmiştir. Bu doğrultuda önemli adımlar atılmıştır. Bizim genlerimizde ve ruh kökümüzde sağlam bir yer edinmiş olan ve Tanzimattan bu tarafa zedelenmiş bulunan bazı değerleri yeniden elde etmekte olduğumuzu görmek zor değildir. Bunu kısaca insana saygı olarak ifade edebiliriz. Daha popüler ifadesi ise ‘Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü’…

Bir başka ifade tarzı demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan haklarına saygı olabilir. Ekonomik gelişmenin temelinde de bu kendine olan güven vardır. Bu güvenle simdi Türkiye “Dünyada meydana gelen her hadise bizi bir tarafıyla ilgilendirir” demektedir. Bu güvenle Başbakan Davos çıkışını yapabilmektedir. Bu güven Türkiye’yi Arap dünyasında, Kafkaslar’da, Balkanlar’da, Akdeniz coğrafyasında, Orta Doğu’da, Türkistan’da ve hatta Afrika’da örnek ülke durumuna getirmiştir. Türkiye tarihi mirasının ve coğrafyasının verdiği sorumlulukları yerine getirmek zorundadır. İşte sayılarla ifade etmenin mümkün olmadığı ve keyfiyet itibariyle önemli olduğunu vurgulamak istediğimiz noktalar bunlardır. Hayatın her şubesini kucaklamadan yeni bir anlayışı oluşturmak zordur. Bu anlamda almamız gereken daha çok yol vardır. Ama önemli olan bu yola girilmiş olmasıdır. AK Parti’nin 10 yılda başardığı en önemli husus insanımızın kendine olan güvenini tesis etmesidir. Bu sebeple de AK Parti’nin kuruluşu tarihimizde bir dönüm noktası olmaya adaydır.

http://www.stargazete.com/egebolgesi/nitelik-ve-nicelik-ak-parti-ve-10-yil-haber-376116.htm

Leave a Comment

shared on wplocker.com