Ayrımcılığın kökeni

Başbakan Tayyip Erdoğan, bir kaç gün önceki bir konuşmasında “biz bu ülkede yıllarca zenci Türk muamelesi gördük” diyordu. Vurgulamak istediği husus maruz kaldığı ‘ayrımcılık’ idi. Bu sorun hem dünyada hem ülkemizde bütün şiddetiyle devam ediyor.

 

TBMM ile AB’nin birlikte yürüttüğü Değişim ve Diyalog çalışmasının Nevşehir’deki toplantısında ayrımcılık ele alındı.

 

Irk, din, dil, renk, etnik köken, cinsiyet, mezhep, siyasi düşünce, inanç gibi alanlarda ayrımcılık zaman zaman o kadar şiddetle ortaya çıkıyor ki hangi tedbirlerle önleneceği üzerinde, bırakın mutabakatı, detaylı çalışma bile yok.

 

Nevşehir’deki diyalog forumunda kadına karşı uygulanan ayrımcılık daha çok konuşuldu. Hem kadına karşı şiddet, hem de başörtüsü etrafındaki tartışmalar…

 

Avanos’taki toplantının açılış konuşmasında bütün peygamberlerin her türlü ayrımcılığa son vermek üzere gönderildiklerine vurgu yaptım.

 

Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi’ndeki ayrımcılık ve imtiyazlara son veren sözlerini, konuyla ilgili olan herkesin bayraklaştırması gerekmez mi? Ayrımcılığın kökeni ilahi mesajı kulak ardı etmekle başlıyor. Türkiye’de ayrımcılığı katmerli hale getiren anlayış, ulus devlet uygulamalarından kaynaklanıyor. Avukat Fatma Benli ikinci gün yaptığı konuşmada önemli bir noktaya temas etti. “Tanımlayan ve dayatan değil tanıyan ve onaylayan bir anayasaya ihtiyaç var” dedi. Giyim kuşamdan her türlü davranışa kadar, her şeyi dayatan tek parti dönemi anlayışı bugünkü ayrımcılığın temel direği olsa gerek. Kürt sorunu, bu dayatma ve ayrımcılığın sonucu değil mi?

 

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Nevşehir’deki programında bize de zaman ayırdı ve bir açılış konuşması yaptı. Bakanlığının AB standartlarını yakalamak için gösterdiği gayretleri sıralayan Prof. Eroğlu, “AB bizi oyalamaktan vazgeçmeli” dedi.

 

İlk oturumun konuşmacılarından, BM Kadına Karşı Şiddet Özel Raportörü Prof. Yakın Ertürk kadına karşı şiddetin ve ayrımcılığın, her toplumda bulunduğuna dikkat çekti. “Müslüman hristiyan, Avrupalı Amerikalı, gelişmiş gelişmemiş, okumuş okumamış farketmiyor” diyen Yakın Hanım farkındalık yaratmanın önemini de vurguladı.

 

  Bir örnek herkesin hayretine vesile oldu. Sudan’daki kamplardan ayrılan bazı kadınlara zorla tecavüz edildiğinde, şikâyetçi olan kadın zâni muamelesi görüyormuş.

 

İkinci oturumu Maraş Milletvekili Yıldırım Ramazanoğlu yönetti. Yıldırım Bey, her konuda söz söyleyecek kadar çalışkan ve gayretlidir. İşin püf noktasını yakalamaya gayret eder.

Kezban Hatemi sözünü sakınmadan konuştu. “Türkiye’de ayrımcılığın sebebi Anayasanın başlangıç bölümüdür” dedi ve ekledi: “Bu bölüm değişmedikçe ayrımcılık bitmez.” Bir uyarısı vardı siyasilere: “Anayasa Hazırlık Komisyonu bu bölüm üzerinde mutabakat şart derse yanlış olur, Türkün Türkden başka dostu yoktur anlayışını terk etmek gerekir.”

 

Bir kazada iki kolunu birden kaybeden Türkiye Sakatlar Derneği’nden Avukat Turan Hançerli konuyu derinlemesine ele alabilen bir şahsiyet. Gelip geçici tedbirler yerine toplumun her kesiminin dikkatine sunulacak noktalar üzerinde durmak gerektiğini ifade etti.

 

Belçika eski devlet bakanı Dr. Herman De Croo tecrübeli bir siyasetçi. Halen parlamento üyesi olan ve üçüncü oturumu ustaca yöneten Dr. Croo, bu toplantıda ele alınan konunun bütün dünyanın ortak sorunu olduğunu dile getirdi.

 

Van Milletvekili Nazmi Gür, ‘ayrımcılık genlerimize işlemiş gibi’ diyerek parmak bastı soruna. Sebebini de ulus devlet yaratma anlayışına bağladı. Almanya gibi ülkelerde ayrımcılık bütün şiddetiyle devam ediyor diye eklemeden edemedi. Ötekileştirme, ayrımcılığa yol açan önemli bir faktör diyen Nazmi Bey, ders kitaplarındaki özensizlikten de şikâyet etti.

 

Lokman Ayva ilk engelli milletvekillerindendi. Şimdi Beyaz Ay Derneğinin Genel Başkanı. Espri dolu konuşmasını verilerle süsledi Lokman Bey. Ayrımcılık için öyle güzel örnekler verdi ki salondakiler hem güldü hem alkışladı. “Boğaziçi Üniversitesini bitirdim, körsün diye lisansüstü sınavına almadılar” dedi. “Lokantaya gittik, oturduk, müşteriler rahatsız olur diye bizi kaldırdılar” dedi ama nezaketinden lokantanın ismini vermedi.

 

Bu oturumda konuşan Fatma Benli, önce farkındalık yaratmak gerekiyor diyerek engellilerin yok sayılmasını önlemenin çareleri üzerinde durdu.

 

Son oturumda “Medyada Ayrımcılık Kavramı”  tartışıldı. Star Gazetesinden Fadime Özkan, medyanın bakış açısını enine boyuna değerlendiren derli toplu bir konuşmayla seslendi bize. Son dakika iptalleri sebebiyle ben de konuşmacılar arasına katıldım bu oturumda.

 

Nevşehir Milletvekilleri, Ebubekir Gizligider, Erdal Feralan ve Murat Göktürk, Vali Mehmet Ceylan, Belediye Başkanı Hasan Ünver ve Avanos Kaymakamı Mustafa Eldivan bizi ağırlamak için dört döndüler. AB Uyum Komisyonu üyesi olmak itibariyle Ebubekir Gizligider’i hem her an yanımızda gördük, hem de oturum yönetmedeki başarısını müşahede ettik. Göreme Açık Hava Müzesi ve Kaymaklı Yeraltı Şehri hepimizi büyüledi.

 

Ayrımcılık, baş edilmesi zor konulardan biri.

Leave a Comment

shared on wplocker.com