Türkiye Uluslararası Bir Güç Olacaktır!

Türkiye Uluslararası Bir Güç Olacaktır!

AB uyum Komisyonundaki hareketlilik her geçen gün çeşitlenerek, hızlanarak devam ediyor. 19 Mart Salı günü, Romanya Parlamentosundan bir heyet, Başkanlığını Ak Parti İzmir Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Tekelioğlu’nun yaptığı Komisyonun son ziyaretçileri idi.

Romanya Temsilciler Meclisi Dışişleri Komitesi Başkan Yardımcısı Natalia Intotero ve komitenin kâtip üyesi Ben-Oni Ardelean’ın, beraberlerinde Romanya Büyükelçisi ile birlikte yaptıkları ziyaret Parlamentolar Arası Değişim ve Diyalog Projesi kapsamında gerçekleşti.

Gelişimiyle beraber proje hakkında bilgi veren Tekelioğlu heyete ve Romanya’ya teşekkür ederek sözlerine başladı.

Romanya ile Türkiye arasındaki ilişkilerin yeni olmadığına, uzun bir geçmişe sahip olduğuna ve  Romanya’nın AB tecrübesinden yararlanmak istediğimize vurgu yaptığı konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye ile Romanya arasındaki ilişkilerin  gelişmesi, tüm Balkan ülkeleri arasındaki dostane ilişki bakımından çok önemlidir. İki toplum, iki ülke arasında organik sayılacak yakınlıklar vardır. Konuyla ilişkisi açısından güzel bir örnek olduğu için önemli bir ayrıntıya sizlerin de dikkatini çekmek istiyorum: Kemal Karpat bizim önemli bir tarihçimizdir. Soyadından da anlaşılacağı gibi kendileri Romanya asıllı bir Türk’tür. Biz Türkiye ile Romanya arasındaki siyasi, ticari, kültürel ilişkilerin diğer Balkan ülkelerine de örnek olacağını düşünüyor, bunu arzuluyoruz. İlk bölümüne bizimle başladığınız programınızın her bakımdan verimli geçirmenizi dikliyorum.”

AB ile Türkiye arasında zaman zaman bazı sorunlar yaşanmış olsa da bu konuda kararlılığımızın devam ettiğini belirten Mehmet Tekelioğlu ilk tur konuşmasını şöyle tamamladı: “Türkiye samimi bir gayretle, kendi mevzuatını AB mevzuatına uydurmak için elinden geleni yapıyor. TBMM’deki yasa teklif ve tasarılarının AB ile ilgili olan bölümleri bizim komisyona gelir. Komisyonumuz, konuyu, kriterler ve müktesebat çerçevesinde tartışıp, görüşür; raporunu başkanlığa bildirir. Örneğin, şu anda yargı düzenimiz ve ifade özgürlüğü ile ilgili bir yasayı görüşüyoruz. Balkanlarda hemen hemen gitmediğim ülke kalmadı ama ne hikmetse bir türlü Romanya’ya gitmek nasip olmadı. Bu ziyaret, karşılıklı ilişkilere ve benim de bir Romanya ziyaretime vesile olabilir diye umuyorum. Bir hususu sizler de biliyorsunuz elbette: AB ülkelerinde Türkiye’ye zorluk çıkaran bazı ülkeler var. Bu konuda Romanya’nın Türkiye ile birlikte olmasını ve desteğini arzuluyoruz.”

Romanya heyeti başkanı Natalia Intotero ise konuşmasına, böyle bir davet ve kendilerine gösterilen misafirperverlik için teşekkür ederek başladı. “Diplomatik ilişkilerimizin 135. yıldönümü olması itibariyle bu yıl Romanya ve Türkiye için önemli bir yıl. Bu dönemde ilişkilerimizin mükemmel seyretmesi memnuniyet vericidir. İlişkilerimizin daha iyiye gideceğinin beklentisi bizi heyecanlandırıyor.” diyen Intotero, şunları söyledi: “ Geçen yıl iki ülke arasında Stratejik Partnerlik anlaşması imzalandı. Bu bizi mutlu etti. Geçen hafta dışişleri bakanlarımız Eylem Planını onayladılar. Romanya Türkiye’yi AB sürecinde içtenlikle desteklemektedir. AB içinde bir Türkiye, uluslar arası bir güç ve uluslar arası bir aktör olacaktır. Kuzey Afrika çok çalkantılı bir dönem yaşadı. Türkiye’nin Kuzey Afrika’da oynadığı rolden memnunuz. Türkiye AB içinde de büyük rol oynayabilir. AB Türkiye ile büyük kazanımlar elde edecektir. Aramızdaki ekonomik ilişkilerin artarak devam etmesini çok arzuluyoruz.”

Eski, köklü bir tarihi geçmişimiz olduğuna vurgu yapan Ben –Oni Ardelean ise Romanya’nın çok uzun yıllar Komünist yönetim altında yaşaması sebebi ile toplumun bazı değer ve yeteneklerini kaybettiğini, bu yüzden AB’ye uyum sağlamalarının kendileri için kolay olmadığını,  her şeye rağmen en iyi en doğru yolu seçtiklerini, bizim de bu yolda devam etmemizin en iyi yol olduğunu ifade ederek Türkiye’ye desteklerini teyit etti.

Başkan Mehmet Tekelioğlu, “Tarih bizi birlikte hareket etmeye mecbur ediyor.” diye başladığı kapanış konuşmasını şöyle bitirdi:  “Biz AB içinde sadece iki ortak olmanın ötesinde aynı coğrafyayı paylaşmanın getirdiği daha köklü beraberliği, bir anlamda ortak kaderi yaşamak durumundayız. Birlikte hareket etmek, birlikte yaşayabilmek büyük ülkelerin başaracağı bir tutumdur. Türkiye ile Romanya’nın aralarındaki ilişkiyi bu yönüyle geliştireceklerine kuşku duymuyorum. Ayrıca eğer Avrupa’nın ve özellikle Balkanların barış ve kalkınması önemliyse, bizim ilişkimiz normal diplomatik ilişkiden daha fazla anlam taşır. Önemli gördüğüm bir hususa değinmek istiyorum: AB ile ilişkilerimiz devam ediyor. Eğer anlamsız engellemeler sürerse bizim başka bir programımız daha var: Nedir o? O da biz AB üyesi olmuşuz gibi çalışmalarımıza devam edeceğiz. Çünkü gelişmeler karşısında karşı taraftan olumlu, cesaretlendirici bir karşılık görülmeyince, insanımızda soğuma oluyor. Sarkozy’nin anlaşılmaz tutumundan sonra Hollande ve Merkel’in tutumlarındaki yumuşama ümitlerimizin yeşermesine sebep olmaktadır. Ancak aynı yumuşamayı Kıbrıs için de bekliyoruz. Güvenlik konusundaki düşüncelerinize katılıyoruz. Türkiye olmaksızın, Avrupa’nın güvenliği eksik kalacaktır. Ülkelerimizin Başbakanlarının karşılıklı yaptığı ziyaretleri, bu arada Tarım bakanınızın ziyaretini önemsiyoruz. Ticaretin gelişmesi ilişkilerin boyut kazanması için çok önemlidir. Çünkü alışveriş dostlukları geliştirir. Biz dostluğumuzu geliştirecek tüm yolları denemeye hazırız.”

 

Join the discussion