2012 ile 2023 yılları arasında neredeyse her hafta bir yazı yazmıştım. Bunlar muhtelif organlarda yayınlandı. 2023 yılında yazmak ve konuşmak boş işler duygusuna kapıldım. Sanki duvara karşı konuşuyordum. Son yazım şurada. O halde niçin yazıyordum? Bıraktım. Ancak daha sonra vefat eden dostlarım ve yakınlarım oldu. Onları anmak için birkaç yazı neşrettim.
Fehmi Koru’nun kurup uzun süre yayın yönetmenliğini yaptığı, daha sonra Sinan Eskicioğlu’nun başında olduğu Ocak Medya, iki yılı aşkın bir süre sonra yeniden yayın hayatına başlıyor. Bu vesileyle benden yazı talep eden sevgili Sinan Eskicioğlu’na hayır diyemedim.
Peki, hala aynı duygular içerisinde miydim? Duvara karşı konuşmak, yankısı olmayan sesler çıkarmak… Burada bir muhasebeye ihtiyaç var galiba… Yazan bunca insan da benim kapıldığım duyguya kapılsa… Hay Allah… Söylediğimiz her şeyin yankı bulmasını beklemek ne kadar doğru? Başka yazarlara haksızlık mı ediyordum yoksa…
Aslında bendeki tatminsizlikle ilgili bir şeydi belki de… O yüzden son zamanlarda yazdıklarımı silip atıyor fakat yenisini ortaya çıkarmakta güçlük çekiyordum.
Hadiselerin ele alınışındaki vasatlık ve sıradanlık karşısında ruhum eziliyor gibi geliyordu bana. İşlerin özüne dönük bir değerlendirme olmayınca sıkılıyordum. Öze dönük mülahaza sahiplerine hor bakılması ise daha da fenaydı.
Hayatın hangi şubesine baksam aynı vasatlığı görüyordum. Sadece bugünü değil geleceği de ilgilendiren hususlarda derinlemesine bir çalışmadan eser yoktu. Bir araştırma merkezinde, bir enstitüde, bir vakıf bünyesinde ortaya konmuş çalışmalardan mahrumduk. Böyle olunca vasatlık öne çıkıyordu.
İşin tuhafı nitelikli değerlendirmeleri arayan da yoktu. Herkes sıradanlığa razı gibiydi. Mesela toplumun hiçbir kesiminde demokrasi içselleştirilmiş değildi. Her kesim kolayca pragmatizme kayabiliyordu. Sözüm sadece demokrasi konusunda değil. Sosyal demokratlarda, liberallerde ve belki daha yoğun olarak dindar geçinenlerde de aynı basitlik vardı.
Belki de tatmin olmayan benim ruhumdu. Bunun altından kalkabilir miyim? Bilmiyorum. Ancak iyimser olmam gerektiğini biliyorum. Onun için Necip Fazıl’ın şiiri var bugünlerde dilimde:
Vazgeç onlardan vazgeç!/ İstediğim bu değil/ Ve o değil şu değil/ Eğil ruhuma eğil!..
mtekeli35@gmail.com







