MTekelioglu

Seçmen sorumluluğu…

‘Asıl sorumlu partiler değil mi?’ diyerek bana kızacaklara bir ricam var. Kızacaksanız da yazının sonunda kızın. Partilerin sorumluluğunun ben de farkındayım elbette ama biraz da seçmen sorumluluğunu konuşalım diyorum. Seçmenlerin davranışını iki...

Kutuplaşma

Seçime doğru giderken sevinilecek manzaralar arıyorum. Beni sevindirecek manzaralar desem daha yerinde olur. Canımı sıkan bir şeye şahit olsam hemen yanına beni sevince boğacak konular yerleştirmeye çalışıyorum. İstiyorum ki partilerin ve adayların...

Tren penceresinden… Vedalar, vuslatlar…

Gurbete gitmek deyince benim aklıma tren penceresinden sarkıp sevdiklerine el sallayan, hüzün dolu yaşlı gözleriyle bu ülkenin garip insanları gelir. Bir de yavaş yavaş yol almaya başlayan trenle beraber koşuşturan gözleri yaşlı analar, babalar...

Nereye gidiyoruz?

Yapıp ettiklerimizden sorumluyuz ama ya yapmadıklarımızdan? Onlardan da sorumlu muyuz? Bir zamanlar böyle bir yazı kaleme almıştım, Yapıp ettiklerimiz, yapmayıp ettiklerimiz… Şimdi deprem dolayısıyla herkes birbirini hesaba çekmeye çalışıyor. Sorun...

Filistin Direniş Akademisi bir mezun verdi

Geçenlerde kızım “Baba, benim bir Filistinli arkadaşım var. Kardeşi Filistin’den geldi. 18 yıldır hapisteydi. Onun neler çektiğini, İsrail zindanlarında neler yaşadığını bilmek ister misin” diyerek bir video gönderdi bana. Ancak videonun detayına...

Takım ruhu önemli mi? Hüseyin Kayahan’ın vedası…

Ülkemizde yapılan her adil seçim milletimizin feraset ve basiretine şahitlik etmiştir. Bunun örneklerini teker teker saymak yerine 1950, 1965, 1983, 2002 ve 2007 seçimlerini zikredebiliriz. Bu seçimler sonucunda ülkemiz doğru istikameti bulmuş ve...

Son dakikada kurtarılan uzlaşma fırsatı

Güzel bir söz var Anadolu’da. Daha çok ticari konularda ihtilafa düşüp kavga edenlere izafetle söylenir. Şöyle: “Oturup konuşmaya utanıyorlar, dövüşmeye utanmıyorlar.” Belki bizde ticari kuruluşların çok uzun ömürlü olmamasının bir izahıdır bu...

Bu mezarda bir garip var

Bu köşede bundan önce çıkan iki yazıda Türkiye’de depremle baş edebilmek için yepyeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu söyledim. Mevcut anlayışla depremle baş edilemeyeceği ortaya çıkmıştı. Zira ne yeni binalar, yani 2000 yılından sonra inşa edilen...

Deprem gerçekleri duygusal yönümü törpülemeye başladı…

Maraş depremi hafızalarımıza pek çok yönüyle kazındı. Çok duygulandık. Gözlerimizi yaşartan pek çok olay oldu. Tek bir sitede iki yüz elliden fazla canın kaybolması bana eyvah dedirtti. Baştan sona harap olmuş caddeleri görünce aman Allahım dedik...

Felaket bu boyutta yaşanmayabilir miydi?

Yaşadığımız deprem felaketinin büyüklüğü ortada. O kadar büyük bir felaket ki ülkemiz gelecek kim bilir kaç yıl bu depremle uğraşmak zorunda kalacak. Depremin büyüklüğü bizi bazı soruları sormaktan alıkoymamalı. Bu tavır, hesap sormaktan ziyade...